Ahmet SEVEN
Oysa bir zamanlar bizim güleceğimiz zaman yanı başında gülebileceğimiz, ağlayacağımız zaman dizinin dibinde ağlayacağımız dostlarımız vardı. Şimdi yoklar. Şairin “Güzel insanlar güzel atlara binip gittiler” dediği gibi. Geriye ne güzel atlar kalmış, ne de güzel insanlar.
Yine bir güzel öyküyü paylaşalım isterseniz sizinle. Bugün Cumartesidir. Yani tatil. Gerginlik olmaz, gerilim olmaz. Gönül gözümüzle maziye, gerçek gözlerimizle ileriye bakalım ister misiniz?
“Tanınmış gezgin Thomas Cook, bir araştırma gezisi sırasında Atlas Okyanusu'nun issiz bir yerinde, çığlıklar atan milyonlarca kuşun havada daireler çizerek uçtuğunu gördü. Kulakları sağır edecek denli yüksek sesle çığlıklar atan kuşların kimileri yoruldukça, kendilerini okyanusun dev dalgaları arasına atıyorlardı.
Onlar bu son hareketleriyle yaşamlarına son veriyorlar, kendilerini okyanusun dalgalarına bırakırken, çaresizlikten ölüme teslim oluyorlardı.
Bu olaya yalnızca Thomas Cook değil, o bölgede ki balıkçılarda yıllardır tanık olmuşlardı. Kuş bilimcileri ise, yaptıkları araştırmalarda göçmen kuşların farklı yönlerden gelerek okyanusta bu noktada birleştiklerini keşfediyorlar, fakat onların, birbirleri peşi sıra kendilerini ölümün kucağına atmalarının nedenini bir türlü çözemiyorlardı. Gerçek, geçtiğimiz yüzyılın ortalarında anlaşıldı.
Bu trajik olayın yaşandığı yerde bir zamanlar bir ada vardı. Göçmen kuşların göç yolu üzerinde bulunan bu ada, bir deprem sonunda, okyanusa gömülmüştü.
İnsanların, yok olduğunun bile farkına varamadıkları ada, göç yollarının ortasında kuşlar için vazgeçilmez "dinlenme" durağıydı. Kuşlar binlerce yıllık kalıtımsal alışkanlıklarıyla adanın yerini bilmekteydiler ve yıpratıcı, uzun yolculuklarının ortasında, biraz dinlenebilmek ve toparlanabilmek için, yine binlerce yıllık kalıtımsal güdüleriyle, okyanusun ortasındaki adaya geliyorlardı ama... Olması gereken yerde adayı bulamayınca, yorgunluktan bitkin bedenlerini çığlık çığlığa okyanusun sularına bırakmak zorunda kalıyorlardı”
Adasını kaybeden yalnız kuşlar mı? Kimler kaybetmemiş ki adasını. Öyle de olsa daha henüz vakit varken bir ada bulabiliriz kendimize. Kaybolmayan adalardan bir ada. Kim bilir öyle uzaklar dada değildir. Yanınızda yanı başınızda da olabilir. Yeter ki farkına varın. Sonra siz evet siz kim bilir kimlerin adası’sınızdır da haberiniz bile yoktur. Kimseyi adasız bırakmayın, fakat adasız da kalmayın. Mutlu kalın.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder